|
|
Antifouling savunma teknolojisi için en büyük pazardır. Dünya pazarının yaklaşık olarak 430 milyon
litre olduğu tahmin edilmektedir. Günümüzde kullanılan anti-fouling koruma sistemleri kademeli olarak
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Dünya Çevresi Koruma Komütesi (MEPC) tarafından yasaklanmaya
başlanmıştır. Artık 400 GT küçük gemilerin TBT(tributyltin) içeren boyaları kullanması yasaklanmıştır.
400 GT büyük gemilerin ise koşullu olarak kullanmasına izin verilmiştir.
Avrupa Birliği’nde (AB) 2000 yılında Biosidal Ürünler Yönergesi (BPD) tamamlandı. Daha sonra AB,
antifouling boyaları içeren bütün biyosidal ürünleri tekrar gözden geçirmeye başlamıştır. 2002 yılında
belirlenen 46 antifouling madde dışında, sadece 10 tane BPD’ye eklendi. Kabul edilmeyen biyositler
Avrupa Birliği Pazarı’ndan kısa vadede uzaklaştırılacaktır.
Ayrıca, anti-fouling boyalar konusunda başka ulusal sınırlamalar da bulunmaktadır. Kanada’da, bakır
içeren antifouling boyalar çok düşük bakır salınımına sahip olmalıdır ve İsveç’te bakır içeren antifouling
sistemler, Baltık Denizi’nde serbest teknelerde yasaklanmıştır. Birleşik Krallık’ta Irgarol ve Diuron adında
yaygın olarak kullanılan iki organik biyosit, serbest tekne antifouling sistemi olarak kullanılması yasaklanmıştır.
Bakırım hem baskın hem de toksik bir element olmasından dolayı, kabul edilebilir seviyeleri ve
ekotoksikolojik etkileri üzerine oldukça fazla tartışmalar gerçekleşmektedir
Fouling türü kirlilik gemi omurgasındaki pürüzlülüğü arttırır. Bu daha sonra gemi hareket ettiğinde,
sürtünme direncini arttırır ve gemi hızında kayıplara sebep olur. Artan direnç daha büyük yakıt sarfiyatı
demektir. Artan yakıt tüketiminin maliyeti önemlidr; 6 ay sonra gemi çürüme önleyici(antifouling)
olmadan normal hızıyla gitmesi için % 40 daha fazla yakıt tüketmesi gerekir. Bu da bir gemide yıllık
yakıt sarfiyatının % 20 oranında artması demektir.
Kirlenme ayrıca gemi bakım maliyetlerini de artmaktadır. Ayrıca, kirlenme geminin manevra kabiliyetinde
negatif bir etkiye sahiptir.
|